Son mesaj - Gönderen: MERYEM - Cuma, 20 Nisan 2018 20:56
Dünya dediğimiz de bir gurbet değil mi.?< >< >< >
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Eşimden sorumlu muyum?  (Okunma Sayısı 2160 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
yesilravza
Yeni Üye
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 23




İlahi Dinle

İlahi Dinle

« : 30 Haziran 2011, 18:17:54 »

Günümüzün en büyük sorunlarından biridir karı-kocanın dindarlık ortak paydasında buluşamamaları. Birçok nedeni var bunun.


Birincisi dindarlık algısı. Karı kocanın evlenmeden önce sahip olduğu farklı bilgi birikimleri, farklı dini ve kültürel çevrede yetişmiş olmaları en önde gelen sebeplerden biri. Bu durum, ister istemez hayat stili ve dünya görüşüne yansıyor. Dolayısıyla din algısındaki bu farklılık, dindarlığa yani dini değerleri kabul ve tatbikte kendini gösteriyor. Birisinin dini dediğine diğeri kültürel diyor; birisinin günah dediğine diğeri sevap demese de en azından günah değil diyor ve zamanla bu farklılıklar çatışmaya dönüşüyor. İkinci sebep; evlilik sonrası eşlerden birinin dindar bir çizgiye kayması. Bu aşamada en çok duyduğumuz "Benim evlendiğim adam/kadın bu değil!" sözleri oluyor. Haksız mı bunu diyen? Elbette değil. Pekala problem ne o zaman? Çiftin Müslüman olduğu bu yapıda varsın eşlerden biri diğerine nisbetle daha dindar bir hayat sürsün! Hayır, öyle olmuyor ve öyle düşünülmüyor. Çünkü ya dindarlığı tercih eden eş, eşine baskı yapıyor ya da yerinde sabit kalan eş, dindar eşinin hiçbir baskısına maruz kalmamasına rağmen o ölçüde dindar olamadığı için eziklik hissi duyuyor, psikolojik açıdan bambaşka bir kulvarda kendisini buluyor. Daha başka sebepler de sıralanabilir. Gelelim dindar eşin sorusuna: "Eşimi seviyorum, mutluyum, çocuklarım var, boşanmayı hiç düşünmedim ve düşünmüyorum ama eşimin dinimize göre caiz olmayan şu şu davranışlarından dolayı hem rahatsızım hem de ahirette sorumlu olacağımı söylüyorlar. Doğru mu?"

İki ayrı açıdan bakılarak cevap geliştirilebilir bu soruya. Birincisi; eşler tabii ki birbirlerinin yaptıklarından dolayı hem birbirlerine hem aile fertlerine hem topluma hem de Allah'a karşı sorumludur. Bu sorumluluk dini, hukuki ve ahlaki kaidelerle kayıt altına alınmıştır. Efendimiz'in (sas) "Hepiniz bir çobansınız." teşbihi ile belirttiği hadiste "Hepiniz güttüğünüzden mesulsünüz." beyanı, bu tesbiti temellendiren dini bir delildir. Anne-babanın çocuğuna, çocuğun anne-babasına karşı sorumluluklarının anlatıldığı nice ayet ve hadisler vardır. Bu zaviyeden bakınca sorunun cevabı net: sorumlusunuz. İkincisi ise -ki sorumlusunuz beyanının ölçü ve sınırını belirtmektedir- insanların din seçiminden dindarlık seviyesine kadar özgürlükleri, ferdi tercihlerinin nerede durduğunun bilinmesidir. Herkesin bildiği gibi Müslüman bir ailede doğmuş ve anne-babanın, çevrenin, eğitimin destekleri ile Müslüman olmuş olabiliriz. Ama dini tercihte esas olan özgür iradedir. İnsan akıl-baliğ olduktan sonra kendi din tercihini kendi özgür iradesi ile yapacak ve yaptığı bu tercihin neticesini hem dünyevî hem de uhrevi olarak görecektir. Burada pozisyona göre değişen sorumluluklara sahip kişilere düşen görev, onun özgür iradesini elinden almaksızın, baskı ve zorlama yapmaksızın hak ve hakikatin tercümanlığını yapmaktan ibarettir. Çünkü baskı ve zorlama "dinde zorlama yoktur" ayeti ile yasak olduğu gibi, aynı zamanda zorlama, münafık üretmekten başka bir işe yaramaz. Sorumlu kişiler peygamberlerin tebliğ misyonu ile neredeyse bire bir örtüşen bu keyfiyete göre amel etmek mecburiyetindedirler. Karı koca örneklemesinde eşin söylenenleri kabullenmemesi, kendi doğrularında sabit kadem kalması eğer ortak paydaların azalmasına ve geçimsizliğe sebebiyet veriyorsa o zaman boşanma dahil başka alternatifler müzakere masasına konulur. Diyeceğiniz sadece bundan ibaret mi diyebilirsiniz? Hayır; dua derim. Muzdarip bir sine ile, girmiş olduğunuz hak ve hakikat yolunda sevdiğiniz, mutluyum ve boşanmak istemiyorum dediğiniz eşiniz için yana-yakıla ısrarla dua etmenizi öneririm. Unutmayın "Kalbler Allah'ın elindedir. İstediği yöne cevirir" ve Allah muzdarip sinelerin duasını her daim kabul eder.

Ahmet Kurucan
Logged

VE SEN YİNE DENENDİĞİNDE ,VE YİNE KALBİN DARALDIĞINDA VE YİNE BÜTÜN KAPILAR KAPANDIĞINDA VE YİNE NE YAPMAN GEREKTİĞİNİ BİLMEDİĞİNDE UZUN UZUN DÜŞÜN VE HATIRLA YARADANINI.....ALLAH KULUNA KAFİ DEĞİL Mİ(ZÜMER 36)
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Tasarim ©Ce§uR 2010 | CeSur Web Tasarım Bilişim Teknolojileri

SiteMap | iSLami Radyo


MKPortal ©2003-2008 mkportal.it